![]() |
iç içe Dünyalar ve Paralel Evrenler (Kar©glanin 07.09..2014 Vaazi) - Baskı Önizleme +- Tunca-Forum (https://tunca-forum.com) +-- Forum: TASAVVUFİ VAAZLAR DİNİ SOHBETLER (https://tunca-forum.com/forumdisplay.php?fid=9) +--- Forum: Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hocanın Tasavvuf Sohbetleri Arşivi (https://tunca-forum.com/forumdisplay.php?fid=209) +---- Forum: 2014 Tasavvuf Sohbetleri Arşivi (https://tunca-forum.com/forumdisplay.php?fid=214) +---- Konu Başlığı: iç içe Dünyalar ve Paralel Evrenler (Kar©glanin 07.09..2014 Vaazi) (/showthread.php?tid=2653) |
iç içe Dünyalar ve Paralel Evrenler (Kar©glanin 07.09..2014 Vaazi) - RasitTunca - 08-05-2018 iç içe Dünyalar ve Paralel Evrenler (Kar©glanin 07.09..2014 Vaazi) 7 Eylül 2014 Pazar أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا ۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ Ve temmet kelimetu rabbike sıdkan ve adla(adlen), lâ mubeddile li kelimâtih(kelimâtihî), ve huves semîul alîm(alîmu). Rabbinin kelimesi (Kur’an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. En`âm 115 Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim Allahümme Salli Ala Muhammed Mustafa Sadigul Veadul Emin. Ve Selamen Ebu Bekr Essadiygul Veadul Emin, Ve Selamen ve Salaten Cebrail Rehberü Sadigul Veadul Emin, Ve Salaten ve Selamen Ebu Hureyre Katibu Sadigul Veadul Emin, Ve ibrahim ve ismail Aleyhisselatü Vesselam Ecdadü Sadigul Veadul Emin, Ve Radiyallahu Anhüma Hasan ve Hüseyin Ehli Beytihi Sadigul Veadul Emin, ve Selamen ila Evliyaü Verasetü ESsadigul Veadul Emin, Ve Salaten ve Selamen Mehdiyyul Müntezar Evladi Rasul ESadigul Veadul Emin, Ve Barik Askeri ve Cemaati Mehdi vel Mü minine vel Mü minun. Yolculugumuza başliyoruz eski kitaplarda deniyorki Türkler Nuh aleyhiselamin Yafes isimli oglundan ürediler.ve hal böyle olunca Eger Mehdi Türklerden ise o zaman ibrahim ehli olmaz ibrahim ehli olmayinca Muhammed evladida olamaz. cünkü ibrahim aleyhisleamin soyu Nuh aleyhisleamin Sam isimli olgluna dayanir. nasrtettin hocanin, kazan dogurdu hikayesi, veya ruslarin mamuşka bebekleri gibi, bu evren ic ice genişleyendir. yani ibrahim aleyhisselam samin icinde genişlemiş olmasi lazimki, muhammedde ismailden, ve o dahi sam evladi ise onun yildizinin icinde idi. ve denirki her peygamber, muhammed dogmadan, muhammedin nurunu, zamaninda alninda taşirlardi. yani muhammed dahi, samin icinde taşidigi nurdu, o zaman bizim güneşimiz, Sam güneşine bagli bir güneş olmali degilmi, yani bizim güneşimiz ismailinkine bagli, ismailinki ibrahiminkine, ibrahiminkide Nuh alehisselamin Sam ogluna bagli. ve Mehdi eger Hem Türk, Hem evladi Rasul olursa, o zaman demek olurki, Ya mehdi Türk degil, yahutta Mehdi bir kara panterki, Aslan cibilliyatinin Babasi tek olmaz, olsada nadir tek olur yani hem Samin vede Hamda Yafesin oglu olmasi lazim, yahutta onlarin ikisinide icinde taşiyan, yollarin birleştigi yer olan, yani fena fillahdan önceki beka billah denilen mevki nuh yildizina bagli , Nuh evladi demek olur. ve böyle olunca hem nuh evladi, hem sam evladi, hemde yafes, hemde muhammed evladi demek olur. anlamadiniz degilmi!!! tekrar anlatalim: yani eger sadece Türk olsa o zaman yafes evladi olcak, amma muhamed evladi olamaz o zaman, cünkü muhammed rivayete göre sam evladi oluyor. ve fakat eger Muhammed Arap ise, neden beyaz tenli, veya arap degil türk ise yafesden olma ise, o zaman neden Arap yarimadasinda dogdu. ve ibrahim, esmer tenli kadin yani misir ve afrikali grup ve onlar esmer tenlidirler, ve hacer MISIR yerlisi, ve ibrahim ise beyaz ve kirimizi tenli, ve esmer kadinla hacerle ibrahim birleşip esmer ile beyaz beşiktaş olup, ondan dogan cocuk, ismail oldu. yani ibrahim aleyhisselamda Samin soyundan olmuyor o zaman, cünkü Sam esmer tenli olan arap irkinin ve o tarafdaki esmer tenlilerin üredigi soy. oysaki hacer esmer tenli, ibrahim esmer tenli degil, ve ismail aleyshisselam ise, sari sacli gök gözlü birisi, yani oda rum irkinin üredigi nuhun Ham isimli oglunun göz rengini ve sac rengi, o zaman Muhammed yollarin birleştigi yer yani ikinci beka billah fena fillahdan öceki yollarin birleştigi yer, yine ismail hem hacer oglu yani sam evladi, hem ibrahim evladi yafes evladi, hemde sari sacli gök gözlü yine ham oglu oluyor. Yafes ve Türk irki bugday tenlidir. ve muahmmed dedi mehdi bugday tenli olcak siyah sacli olcak, sari sacli olmaycak,yani birinci mehdi mustafa Kemalde daha maya tutmuyor, cünkü o sari sacli gök gözlü, yani orda daha, dügüm Nuhun ham evladinda ve meyva daha olgunlaşmamiş yani ham meyva demek oluyor yani sari sac mavi göz. ve ismail evladi oluyor.mehdi ise saci siyah yani türk sacli ve teni arabi olcak dedi. yani mehdinin harci öyle karilmişki bütün peygamberlerin mirasini devralabilcek şekilde yani. yani mehdi bir uzvu ile bir peygambere diger uzvu ilede diger peygambere ve böylece 124 000 veya 240 000 peygambere bagli imiş. yani onun harcinda her peygamberden bir parca var. o yüzden ahirzamanda gelip, bütün peygamberlerin sünetlerini ihya edecek kendi parcalarini inkar etmiyecek, ve o yüzden bolluk bereket, o yüzden işde, her güzellik onun zamaninda olcak. peki biz o zamanda degilmiyiz ki, keşfedilmedik ne kaldiki? biz bütün keşfedilmişlerin üstüne gelip, loook diye oturan miras yedi bir ümmetiz, ve mehdi ve cemaatiyiz. yani herşey onda derc oldugu için, yeryüzü bütün güzelliklerini onun zamaninda cikarir, gök yine rahmetini bolca döker, ve surur vakti yaşanir. degilmi öyle zaten ,her ne kadar müfsidler, fesadcilar, fesad cikarcan diye ugraşsada, bizler bir nevi surur zamanini yaşamiyozmu? bir bakin Allah aşkina, bu kadar kolaylik, bolluk bereket, ne zaman görüldü? git sor bakalim süleyman sultan iken, bu bolluk ve bereket ve kolaylik varmiydi, sultan süleyman tahtinda ucabiliyordu amma, onun zamanindaki diger insanlar, ucamiyordular, sadece süleymana tabi olanlar ucabiliyordu yani süleyaman ve ordusu , bu gün, kafirde ucakla ucuyor, müminde, bir bakin, birkere daha, bir kere daha bakinda tefekkür edin biraz. islah irşad gerektirir, irşad ise mürşidi kamil gerketirir,Mürşidi kamilin ise Raşid kimse olmasi Gerekir yani ögretici olmasi gerekir, yani sonuc olarak Raşidsiz mürşid olmaz. o zaman ben şeyhin diyen önümüze gelip diz cökcek, yani Raşid olunmadan mürşid olunamaaaaaz. Raşid olmayida Raşid olanlar bilir. ve hal böyle olunca, sam olmadan ibrahim olmaz, ibrahim olmadan, ismail olmaz, ismailsizde muhammed olmaz, ve muhammedsizde mehdiyi müntezar olmaz. yani yine mehdiyi bu devirde bilip bulamayan muhammedi bilemez,Muhammedi bilmeyen Fenafillah da Allahi bulup bilemez. ve tasavufda adab yani yola, önce taklid ile başlanir. ve önce şeyh taklid edilmeye başlar. şeyhim sarik takar diye sarik takmak, şeyhim misvak kullanir diye misvak veya firca kullanmak yine sagdan giy soldan cikar teheccüd kil derken böylece şeyh taklid edilir, fakat taklid derecesindeyken, niye sarik takar bilinmez, o takiyor diye takar. sonra yapa yapa onda ahlaki hasene halini alinca, artik ona şeyh onu neden takiyormuş malum olmaya başlar . ve sonra insan şeyhde fani olunca bu sefer onun manalari Muhammedden gelen hallerdir, ve artik yolculuk rasule dogrudur ve, bunu şöyle aciklayabiliriz. bir tohum tanesi Allah Allah deyince topraga ekilir, Rahman rahman deyince, yagmur yagar ve ve tohum acilir, ve rahim rahim deyince, bu sefer anne rahimi gibi olan yeri topragi deler gecer ve yeşillenir. sonra muhammed muhammed diyerek devam eder ve güneş onu büyütür. ve sonra ruhu itminan olunca, ermeye başlar. ve yaptigi amelleri ile, gidecegi cennet belli olur. ve artik onun ismini cagirmaya başlar. mesela settar settar diye cagirmaya başladiysa, bu habbe, o, insanlari giydiren bir elbise yoluna girmişdir. yahut rezzak diye zikrediyorsa bu sefer insanlari doyuran bir bitkidir. o ve zikirine devam edipde, nefsi itminan olunca, onun sahibi olan gelir, onu hasat eder, sonra bugday ise gidecegi cennet köşküne dogru yol almasi için devamli o ahmet ise ahmet, muhammed ise muhammed, yine ibrahim ise ibrahim diye cagrilir, ve oda o cagrilara kulak verdikce ibrahimse ibrahime dogru yolculuk eder. ve seyri sülüku sirasinda önce yikanir tövbe eder,sonra degmene gider ve mürşidi kamil onu bir güzel ögütür un eder, ve un gibi ufalaninca, kendini hakir görüp, hakki üstün tutmasini ögrenince, bu sefer firina varir . orda ona eger Allahin rahmeti ulaşirsa yani şeyhin yaninda bir cile cemberinden gecer, ve un olur ve ezilir ,darmdagin olur. sonra ona merhamet edilip toplanmasi için su katilinca yogrulur ,tekrar bir araya getirlir, yani haşrolur ve ve artik ekmek için hamur yapilir ve ekmek şekline bürünür muslla taşindan yani , hesabi görülünce günahi sevabi belli olunca,firin küregi ile musalla ile tabut ile firina verilir. ve muhammed dedi cehennem görmeyen olmaz, illa görür. ve firinda eger şayet ammelleri sevaplari agirsa, bir miktar ateş ile günahlarindan temizlenip, pişer ve , ateş görmüş olur, şayet günahi cok ise bir sebebden, o firindan yanik olarak cikar, yahut yüzü yanik, yani yanik olarak cikar, yahut gevremiş ekmek olur, ve sonra yine gidecegi cennete yolculuk başlar. ibrahim idiyse ibrahim ibrahim dedikce ona o itat ile lebbeyk dedikce ve istekleri yaptikca ibrahime varir. yani her nimetin üstünde sahibnin ismi yazilidir kurlai gerghi yani nasip denilen şey yani o ibrahim lokmasi ise o ekmek devmali ibrahim gel beni al diye cagirmaya başlar taaki ibrahim gelsin onu alsin evine götürsün.ve sonunda vakit tamam olunca sofra kurulur, ve arkadaşlari eşi dostuyla, mesela ekmek cay ile, peynir ile, bal ile, recel ile arkadaş olarak, ibrahimin agzindan iceri girer. ve fedhuli fi ibadi ayeti geregince, gir kullarimin icine ayeti geregince, yani cennet ve kullarin ici olan bölüme girer, ve sonra bu sefer yolculuk önce şeyhdeydi, şeyhde fani olunca, şeyhinin veya mesela ibrahimin lokmasi olunca, bu sefer yolculuk rasule dogru olur. yani şeyhin kalbine dogru, yani muhammede dogru, ve muhammede varinca, ve kalpde can kazaninca oksijen ila hayat bulunca, ve rasuldede fani olunca, yani fena firrasul olunca ,artik seyri ilallah olcakdir. ve o yol için, eger namaz kilarken ki dilin süphanekesi ise, artik dil süphanekeyi okusun diye enerji olurveya ses olur, ve enerji boyutuna gecen o habbe, o bugday tanesi, artik bir daha yok olmayan ruh kazandi. ve artik o sübhanekeyi, yanindaki iki melek alip Allaha götürcekdir. eger ihlas ile, uyanik olarak, ve gercekden rabbimizin rizasi için okundu ise, o süphaneke meleklerce, Rabbimizin katina cikairilir. ve Rabbimiz bakar, o sübhaneke derken, bunun derdi neymiş, mesela bir kiza aşik olmuş, dili sübheneke diyor amma, sübhaneke ise dile geliyor, diyorki o sübhaneke degil, aşik oldugu kiz fatma ise, o sübhaneke degil fatma dedi diyor .ve melekler geri getirip o sübhanekeyi onun başina calarlar. ve eger ihlas ile okudu ise, o zaman artik sübahneke rabbimize kavuşur, ve artik onun geri dönmesi diye birşey yokdur, ve o habbe rabbimize ulaşmiş olur, ve kaybolmasi ölmesi yok olmasi diye birşey yokdur. ve yolculuk artik böyle böyle, önce şeyhe sonra muhammede, muhammedden ismail yildizina, ordan ibrahime, ordan sam ,ham, yafese ordan, nuh yildizi ve beka billaha varilir. Nuh yildizi Ademden önceki yollarin birleştigi yerdir. yani beka billah makamidir. ondan sonra diger peygamber ve ahlaklari ögrenilerek taa idris nebiye varilir, ve orada idris nebi ona bir hulle bicer, ve o hulleyi giyince, yani idris yildizinda artik yeniden dogacak yildizin hullesi bicilir, ve artik ordan sonra Ademe varilir, ve Ademden sonra havvaya gecmek için işde, babasi olan insanda meni halini alir, ve sonra artik aşk deryasina gark olur, ve ordan o ateşin istigraki ile havvaya ,yani annesi olcak kadinin rahimine dahil olur . ve ordaki seyri süluk başlar, yani artik bir yildiz olarak dogacagi yere varmişdir.ordaki anne babasindaki seyri sülükunuda güzel tamam ederse, yani rahman ve rahim tabiatini ögrenirse, artik ya saidlerden bir yildiz ,yahut gezegen, yahut bir uydu olarak dogar. eger bu yolculugunu, hep kötü şeyler yapa yapa geldiyse, ve sonunda babasini bulduysa, bu sefer şakilerden olarak dogar, ve kara enerji olur yani karanlik deliklerden olur. sonu cehennem cukurudur. ve o, ona varcaklara cehenem cukuru olmuşdur. o annesinden, dah önce babasindan, o da onun annesinden babasindan demek ile, ic ice, ic ice dünyalar, ve yildiz sistemi icindeki yildizlar ile de paralel evrenler demek olur. peygamberler yildiz sistemleri, onun ashablari onun icindeki yildizlar, ve onlarin icindeki gezegen ve uydular,ümmetleri demekdir. Allahu Teala, kuran tamam olunca, sizin dininizi tamam ettim buyurdu. ve insan demek, kainatin haritasi demek dedik, ve kainat büyük kuran demekdir. ve hal böyle olunca, insan bedeninde kainat yazili olunca, yani kuran yazili demek olur. ve Rabbimiz buyurdu onu biz indirdik kiyamete kadar koruycakda biziz buyurdu. ve insanlik var oldukca, üstünde kuran yazili harita var demek olur, ve her insanin, özel şahsina bakan birde ayet vardir. ve gecenki anlattigimiz buruce lee deki lee demek, yani kurandaki leraeytehü ayetindeki, le demek dedik. ve yine inna eateynadaki inna, romanyali şarkici inna dedik,veya fe emma ile, emma watson dedik. yine ibrahim ile ibrahimler, ismail ile ismailler saklidir. ve cekirdekde hem dikince ilk bitecek olan agac gizlidir, hemde ondan bitcek bütün meyvalar, ve onlarinda bitircegi meyvalar, ve meyva agaclari yazili ve saklikdir. ve ic iceeeeeeeeeeeeeeeeee diye gidiyor yani. ve Rabbimiz başta yazdigimiz ayette buyurdugu üzre: Rabbin insan için olan kelimelerini adalet ile ve titizlikle tamam etti buyuruyor. ve onlari iptal edebilcek bir güc yokdur, Allah herşeyi işitir ve bilir buyuruyor . yani insan kainati alemin haritasi ise ve kuran yazili ise, o zaman Rabbimiz, insana bicilcek en güzel sureti bicip tamam etmiş demekdir bu. ve kimse diyemezki bir kulagida olmayiversin, veya agzinida dirsegine koysaydik, yahut dilide ayaklarinin ucundan ciksaydi diyemez. ve onun kurdugu bu güzel sureti iptal edipde daha iyisni getircek kimse olamaz. ve kimde bu sureti bozmayi düşünür ve bozmaya kalkarsa, Allah hepsini duyar işitir ve bilir buyruluyor. ve Kuranda gecen, Rabbimizin, Davud aleyhisselama buyurdugu "o taşi sen atmadin biz attik" ayeti celilesinin tefisirine gelince: insan seyri sülük edip yani bir habbe seyri sülük edip taa kildigin namazdaki sübhaneke olunca melekler onu rabbimze vasil edince, ve rabbimize vasil olan bir habbe, artik yani, fena fillah makamina cikan bir habbe, veya bir sofi demekdir bu, yani derviş, yani Allahi bulmuş olan derviş. ve onlar otururken, ve yanlari üstünde, hep Allahi zikrederler ayetinin sirrina mazhar olur. yani belki zarraf dükkaninda altin satmakdadir amma, kalbi Allah Allah demekdedir. Allahi zikirden gafil kalmaz, hatta bir an dahi Allahdan gafil olmazlar. ve böyle bir makama ulaşinca, yani fenafillah makamina cikinca, alirken bismillah, verirken bismillah der. tuvalete girse, Allah der, ciksa Allah der,carşiya ciksa Allah der, evde kalsa Allah der. ve Allah der, yer icer, Allah der giyinir kuşanir. ve o ekmegi eline alinca, Bismillah deyince, Allahin ismi ile deyince, tutan o adam ahmet ise, belki ona bakanlar, ahmet ekmek tuttu der, amma halbuki o, Allahi, o işin önüne koyunca, tutan ahmet degil Allahdir. ve ekmegi yiyince yine bismillah ile, Allah ekmek yermi, evet Allahin yemeye icmeye ihtiyaci yokdur amma, ahmet yemeden önce bismillah deyince, yiyen ahmet degil, yani ona gelen ekmek olmuş habbeyi bugday denesini, ahmet cennetine alan, ahmet degil cenabi mevla olur.işde" o taşi sen atmadin biz attik" demekde budur . Ruhunu Allaha teslim etmekde budur zaten, artik sen tutmayip, Allah tutar hale gelince, sen görmeyip Allah görür hale girince demekdir. ve ruhunu, habis pis şeytna satanlar demekde, o tutmayip, şeytanin tutmasi, o yemeyip, şeytanin yemesi, yine o insanin eli gözü kulagi ile, ona şeytanin müdahelesi ile, zina yalan hirsizlik haydutluk teröristlik ettirmesi demek olur. Rabbim inanan ahirzaman mü min kullarini ve mehdi ve cemaatini fena fillahdan önce beka billah gecidinde, nuh ve muhammed yildizinda buluştursun, ordan öteye yildiz olarak dogcagimiz yere ulaştirsin, ve ordan öte fenafillahda daim kalmayi nasip eylesin. ve şeytan ve hizbinin oyunlarindan, ve oyuncagi olmakdan muhafaza eylesin. Elfatiha maassalavat. Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca Schrems,7 Eylül 2014 Pazar |